06 Eylül 2020 Pazar 14:07
Kovid-19 Süreci Gelişmekte Olan Ekonomileri Nasıl Etkiledi?
Takip Et:

2008 küresel ekonomik krizi gibi bir krizin bir daha gelmeyeceği konuşulurken Kovid-19 kaynaklı krizden dolayı dünya çapında milyonlarca insan işsiz kaldı. Devletler; krizin etkilerini düşürmek adına birtakım tedbirler almaya başladılar. IMF tarafından yayınlanan raporda Avrupa ekonomisinde yüzde 7,3 daralma olacağı ve işsizlik rakamlarının daha da yükseleceği söyleniyordu. Ancak, devletlerin almış olduğu ekonomik tedbir paketlerinin bu sorunu nasıl çözeceği ise merakla bekleniyor. Devletin ekonomiye müdahale etmesinin sonuçları ne olabilir? Bu konuyu birtakım ekonomik yaklaşımlar açısından incelemek gerekli!

Merkantilizm, Liberalizm ve Marksizm Açısından Devletin Ekonomiye Müdahalesi

ilan365.net yer alan habere göre; Pandemi süreci; bilhassa gelişmekte olan piyasaları ciddi anlamda kötü etkilemiştir. Merkantilizm yaklaşımı; ulusal ekonominin varlık amacının devleti güçlendirmek olduğunu iddia eder. Piyasanın devlet kontrolünde olması gerektiğini savunur. Ekonomik ilişkilerin doğasında rekabet, çatışma ve göreli kazanç olduğunu iddia eder. Siyaset ve ekonomi arasındaki ilişkiyi bu kriterlere göre değerlendirdikten sonra ekonominin devletin gücünü belirleyen bir numaralı etmen olduğunu savunur. Bunun yanı sıra, ekonominin siyasete bağımlı olduğu konusunda hemfikirdir. Devletin yurt içerisinde sektörel müdahale içeren sanayi politikalarını ve yurt dışında ise sınırlı ve korumalı bir stratejik ticaret odaklı bir yaklaşımda olduğunu savunur.


Birçok devletin Kovid-19 sürecinde yukarıdaki gibi merkantilist bir tavır içerisinde olduğunu söylemek mümkündür. Devletlerin bu düşüncesine önek olarak bankalar ve diğer finansal kuruluşlar üzerinden güdülen nakit transferleri, borç ertelemeleri, tüketiciye özel vergi ve kredi kolaylıkları verilebilir.

Kovid-19 sürecini incelemek adına Liberalizm akımından da bahsetmek gerekmektedir. Bu yaklaşıma göre ulusal ekonominin varlığı sayesinde bireylerin refah düzeyleri arttırılmalıdır. Siyaset ve ekonominin varlığını birbirinden ayrı tutmaktadır. Arz- talep ilişkisi doğrultusunda oluşturulan serbest piyasanın belirleyici olduğunu savunmaktadır. Yurtiçinde serbest ticaret ve minimal devlet anlayışına ek olarak yurtdışında ise serbest ticaret ve sermaye akımları siyasi rehber olarak belirlenmektedir. Bu süreçte ABD’li yatırımcıların Çin’den çekilmesi liberal ekonomilerin içe kapalı bir hale gelmesine sebep olmaktadır. Bunun yanı sıra, ABD gibi serbest piyasa ekonomisinin yüksek oranda uygulandığı ülkelerde liberal ekonomiyi tam olarak devre dışı bırakmadan Merkantilist politikalar uygulanmaktadır.

Marksizm; işçi sınıfını temel almaktadır. Ulusal ekonominin sınıf çıkarlarını desteklemek adına var olduğu iddia edilmektedir. Çin; kalabalık nüfusu ve yüksek üretim bandıyla dikkat çeken bir ülkedir. Aynı zamanda, Marksist politikalar ile ekonomisini yönlendirmektedir. Bu noktada, karantina ve izolasyon gibi sebeplerden dolayı Çin ekonomisinin ciddi bir daralma riskiyle karşı karşıya olduğu tahmin edilebilir. Aynı zamanda, Kovid-19 salgınının Çin’den çıkmış olması birçok ülkenin bu ülkeye ekonomik olarak tavır almasına sebebiyet vermektedir.

Kaynak: https://www.ilan365.net/gundem/covid-19-pandemi-surecinde-gelismekte-olan-piyasalardaki-gelismelerin-h9341.html


Son Güncelleme: 06.09.2020 14:07
Takip Et:
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Popüler Haberler