Sınav Odaklı Eğitim Sistemi Öğrencileri Stres Altına Alıyor ve Kaygıyı Artırıyor

Türkiye'deki eğitim sisteminin sınavlara odaklı bir şekilde verilmesi birçok öğrenciyi stres altına alıyor. Detaylar içeriğimizde.

Sınav Odaklı Eğitim Sistemi Öğrencileri Stres Altına Alıyor ve Kaygıyı Artırıyor

Ülkemizde eğitim sistemi bireyleri 6 yaşından itibaren ve devamında otalama 15-20 yıl gibi bir süreç içerisinde eğitim verir. Bu sürecin sonunda ise amaçlanan bireylerin kendi vizyonlarını belirlemelerini sağlamaktır.
Eğitim sisteminin yeterli bulunmaması nedeni ile birçok değişiklik yapıldı. Uzun yıllardır uygulanan sistem değişiklikleri, bir düzeye kadar gelebilmiş fakat bir türlü rayına oturtulamamıştır. Türkiye’de eğitim, öğrenciyi mevcut sisteme odaklı bir birey olmasını sağlıyor. Bu sistem doğrultusunda dış bir göz olarak bakıldığında aslında öğretilen bilgilerin sınavlar haricinde pek bir işe yaradığı söylenemez. Öğrecilerin aileleri tarafından bu durum daha çok ezbere dayalı bir sistem olarak görülmektedir.

Sürekli olarak değişen eğitim sistemi karşısında aileler ve öğrenciler bu durumdan pek memnun değiller. Özellikle bu konu dahilinde yapılan Uluslararası Eğitim Araştırma Programı'nın Türkiye'de öğrenim gören öğrenciler üzerinde yaptıkları araştırmalara göre 15 yaşında olup eğitim gören öğrencilerden yüzde 28.6'lık bir kesim hayata iyimser bir açı ile bakamıyor. Yapılan bu araştırmanın oranı yüzde 11.8 orana sahip OECD yani Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün yapmış olduğu araştırmaların ortalamasının yaklaşık üç katı kadar. Ülkemizde eğitim görmekte olan öğrenciler aldıkları eğitimden keyif alamıyor. Burada daha çok kaygı ve stres söz konusu. Sınavlara hazırlık dönemlerinde sıkı ve iyi bir çalışma gerçekleştirdikleri halde başarılı olamama kaygısı yaşayan öğrenciler yüzde 58.8'lik bir oran, yüzde 56'lık bir kesim ise ders çalışmaları esnasında stres duygusuna kapıldıklarını belirtiyorlar.

Uluslararası Eğitim Araştırma Programı'nın yayımladığı "öğrenci refahı" teması ile yola çıkılarak hazırlanan rapor için 72 ülkeyi kapsayarak 540 bin öğrencinin sosyal yaşamları, aile içi yaşantıları, okulda sergiledikleri performansları, öğretmen ve arkadaşları ile aralarındaki ilişkiler incelendi ve bir "yaşam memnuniyeti" sıralaması oluşturuldu. Türkiye bu sıralamada 10 üzerinden değerlendirilerek 6.12 puanlama ile sonuncu sırada yerini aldı. Bu da demek oluyor ki ülkemizde 15 yaş sınırındaki öğrencilerin birçoğu hayatında birşeyleri yolunda hissetmiyor. 

Uluslararası Eğitim Araştırma Programı'nın eğitim yaşamını inceleyen araştırmalarını karşılaştırdığı ileri süren Prof. Dr. Şirin Karadeniz, okulda içi performansı yüksek olan öğrencilerin okul dışındaki hayatlarından memnun oldukları ve yaşam doyumlarının yüksek olduğunu belirtti. 

Şirin Karadeniz, çağımızın en yaygın alışkanlıklarından biri olan intenetin sosyal yaşamı olumsuz etkilediğini belirtti. "İntenette fazla aktif olan çocukların gerçek yaşamdan sıyrılarak, sanal ortamlarda fazla zaman geçirmesinin çocuğun gerçeklik duygusunu, motivasyonunu, başarısını oldukça fazla etkileyebiliyor." şeklinde intenet kullanımlarının bir çocuk ne kadar büyük bir etken olabileceğini vurguladı.

Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.